 |
 |
 |
|
İşhan Manastırı (Kanlı Kilise)
İşhanKöyün içinde bulunan İşhan Manastırı,
9.yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve kilise ile şapelden (küçük
kilise) oluşmaktadır. Manastırı Bagratlı Gürcüler
yaptırmıştır. Manastır piskoposluk makamı olarak da kullanılmış
ve bu görevini 16.yüzyıla kadar (Osmanlıların Artvin ve
çevresini ele geçirene kadar) devam ettirmiştir. Osmanlılar
Artvin ve çevresini ele geçirdikten sonra manastırın batıya
bakan tarafı camiye dönüştürülmüş ve bu sayede yapının harap
olması da engellenmiştir. Cami olarak ibadete açık konumda olması
ise 1983 yılına kadar devam etmiştir. Şu anda kilise bölümü de
cami bölümü de kullanılmamaktadır.
Manastır her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti kendisine
çekmektedir.Turistler köyün ekonomisine katkıda bulunduğu gibi,
aynı zamanda köyün ve yöremizin tanıtımı için de oldukça iyi bir
fırsat sağlamış olmaktadırlar.
Ulaşım
Yusufeli ilçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Olur-Oltu güzergahı
üzerinde ilerlerken sol tarafta yoldan 10km kadar iç kısımdadır.
Neden İşhan Kilisesi'ne Kanlı Kilise deniyor?
İşhan Kilisesi, onarımını üstlenen güzel Elen uğruna (bölgedeki
Selçuklu kale beylerinden birinin kızı) nice canlar verildiği
için "Kanlı Kilise" olarak da anılıyor. İlk kan, Selçuklu
döneminde kilisenin onarımı sırasında çıkan bir isyanda aktı.
Ardından bey kızı "Elen" ile evlenmek isteyenler, 2km uzaklıktan
oklarını kilisenin üzerinden aşırtamadıkları için öldürüldü. Bu
olaylardan sonra "Kanlı Kilise" diye anılan İşhan Kilisesi tüm
olumsuzluklara rağmen hala ayakta.
İşhan
Kilisesi'nin yıllarca toprak altında bulunduğu ve Selçuklu
döneminde bulunarak onarıldığı ilgili kaynaklarda yer
alıyor. Köylüler ise kiliseyle ilgili bir takım enteresan
hikayeler anlatıyor. En çok bilinen ve anlatılanlardan birisi ise
şu: Selçuklu hükümdarı Alaattin Keykubat'ın elçisi Veliddin
Ağa, bölgede bulunan Livana ve Tavusker kalelerinden vergi almak
için gönderilir. Veliddin Ağa, İşhan Köyü'ndeki tarihi kiliseyi
görür ve buranın üniversiteye dönüştürüldüğünde halkın
kendilerine bağlanacağını Keykubat'a önerir. Alaattin Keykubat,bir
sonraki sene Keyrüsrev Ağa'nın başkanlığındaki bir
grubu, kiliseyi onarması için İşhan'a gönderir. Kilisenin onarımı
8 yıl sürer. Bu sekiz yıl içerisinde büyük bir isyan çıkar ve Keyhüsrev Ağa görevden alınır. Kilisenin onarılması görevini bu
kez bölgedeki kale beylerinden birinin kızı olan "Elen"
üstlenir. Elen'in güzelliği dillere destandır. Bir gün, kendisiyle
evlenmek isteyenler arasından seçim yapmak için bir yarış
düzenler. Elen,yarışmacıların kiliseden 2 km uzaklıkta bulunan
mezarlıktan bir ok atacaklarını, kilisenin üstünden aşıran
kişiyle evleneceğini, aşıramayanların ise okun düştüğü yerde
öldürüp, oraya gömüleceğini söyler. Güzel Elen ile evlenme
hayali, birçok delikanlıyı bu yarışa çeker. Ancak birçoğu
oklarının düştüğü yerde öldürülür. Gençler arasından birinin
attığı ok tam kilisenin üstüne düşer, o da kiliseye gömülür. Şu
anda kilisenin önündeki ardıç ağacının, oku kilisenin üzerine
düşen bu gencin gömüldüğü yerde biten ağaç olduğu da
söylenir. Oku kilisenin üzerinden aşırmayı başarabilen tek kişi
ise bir Türk genci olan Şerif Bey'dir. Ancak o da, oku attıktan
sonra heyecanla atını hızlı koşturup,bir ağaca çarpıp ölür.
Şerif Bey'in gömüldüğü yere Ramazan ayının 27.gecesi ışık
düştüğü söylentileri yayılır. Bu olaydan sonra Elen kilisenin
onarımında görev yapan Yahudi bir ustaya âşık olur. Ancak Yahudi
usta da, kilisenin onarımı sırasında üzerine düşen bir taşın
altında kalarak can verir. İşte tüm bu olaylar,tarihi İşhan
Kilisesi'nin "Kanlı Kilise" olarak anılmasına sebep olur.
|
 |
|
|
 |
|
Tekkale (Dört Kilise) Manastırı
|
|
Günümüze kadar ulaşabilmeyi
başarmış Tekkale Manastırı, köyün mezrasında, yerleşim
yerlerinden uzakta bulunmaktadır. Manastır, 9.yüzyıl sonunda Bağrat Krallığı tarafından yapılmıştır. Çok karışık bir
yapıya sahiptir.Tekkale Manastırı,kilise,seminer odası,trapeza
ve bu yapı grubunun güneydoğusunda ayrı bir yapı olarak inşa
edilen şapelden oluşmaktadır. Zaten kiliseye dört kilise de
denmesinin sebebini bir önceki cümlemde bahsettiğim ayrı
dört yapıdan oluşuyor olmasından kaynaklandığını düşünüyorum
(doğru olmayabilir, araştırıp doğru olup olmadığını en yakın
zamanda buraya yazacağım). Manastır, 16.yüzyıldan sonra
işlevini yitirmiş ve terk edilmiştir. Tekkale Köyü'nün 7km
kuzeyinde , Yusufeli ilçe merkezine 14 km uzaklıkta
bulunmaktadır. |
 |
|
|
 |
|
Barhal (Altıparmak) Kilisesi
|
|
Barhal Kilisesi'ni tanımadan önce "Barhal" kelimesinin nereden geldiğini bilinmeli .M.
Fahrettin KIRZIOĞLU "Kars Tarihi" adlı eserinde "barhal" kelimesinin nereden geldiğini şöyle açıklamıştır :
|
|
"
...M.Ö. 149-127 yıllarında Artvin ve çevresi Arsaklı Devleti yönetimine geçmiştir.
Eski Oğuzlar olarak bilinen bu devlet zamanında, Barhal Çayı vadisine Bulgar Türkleri
yerleşmişlerdir. Kars havalisine gelip, buraları kendilerine yurt edinen Bulgar
Türklerinin bir kısmı da Çoruh boyuna geçerek Yusufeli ilçesine bağlı bugünkü Sarıgöl
hudutları kesimine yerleşmişler ve buradan geçen çaya da adlarını verirken, bu çayın
ismine izafeten bu suyun kenarında kurulan bu köye de bu ad verilmiş, yani BARKAL (BALKAR /
BULGAR) denmiştir. Artvin'in Yusufeli ilçesindeki çok balkanlık Barkal /
Balkar Bölgesi ile soldan Çoruh'a karışan Barkal Deresinde M.Ö. 130 yıllarında
Dağıstan'dan gelen
yarısı Kars'ta yarısı
Çoruh solunda yerleşen
Bulgar Türklerinin 2100
yıllık milli adlarının
hatırasıdır..." Barhal Manastırı, Yusufeli ilçesinin 12 km
kuzeybatısında, yukarıda bahsedilen Barhal (Altıparmak) Köyünde bulunmaktadır.
Aslında
bir manastırdır; fakat geçen yılların ardından günümüze ancak kilise bölümü ulaşabilmiştir. El
yazması bir kitapta, manastırın 10.yüzyılda 2.Bağrat döneminde, Vaftizci Yahya adına yaptırıldığı
yazmaktadır. Bina oldukça sağlamdır ve anıtsallığı ile dikkat çekmektedir. Şu anda ise
cami olarak kullanılmaktadır. 1770 yılında (Hicri 1184), 3.Mustafa tarafından verilen berata göre, İmam
Süleyman'ın ölümünden sonra Ahmet'in yarım akçe karşılığında imam hatipliğine getirilişini
doğrulayan belge caminin önemini ortaya koymaktadır. Kilisenin planı üç nefli bazilikaldır ve
duvarlarla birlikte ölçüldüğünde 28,55x18,65 m en-boy uzunluğuna sahiptir.
|
|
Manastıra Ulaşım |
|
Kiliseye, Yusufeli ilçe merkezinden,Artvin il merkezinden kiralanacak araçlarla veya köylere
kalkan köy servisleriyle ulaşabilirsiniz. (Köy servisleriyle giderseniz,köyden sonra yürümeniz gereken
yaklaşık 2km bir yol vardır.) Manastır Altıparmak Köyü merkezinden sol tarafa ayrılan yolun yaklaşık 2
km ilerisindedir.
|
 |
 |
 |
|
Pırnallı (Porta) Manastırı - Bağlık Mezrası |
|
Artvin Merkez ilçeye bağlı Pırnallı köyünün Bağlık mevkiinde bulunmaktadır. Kral 1. Aşot'un torunu Prens Khaouli
tarafından 896-918 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Bir çan kulesi, bir şapel ve bir çeşmeden oluşmaktadır.
Manastırın yerleşim planına bakıldığında Tao Klarjheti bölgesinin o dönemlerdeki en önemli kültür ve dini merkezi
olduğu anlaşılmaktadır. Manastıra, Artvin-Şavşat karayolunun 30. km.sinden sonra 5 km.lik yaya patika yolla
ulaşılmaktadır. |
 |
 |
 |
|
Bağcılar Manastırı |
|
Köyün girişindeki meyilli arazinin düzeltilmesi sonucu elde edilen alan üzerinde
kurulan manastır; kilise , şapel ve diğer yapılardan oluşmakta olup, zamanımıza oldukça harap
bir şekilde ulaşmıştır. Artvin'den kiralanacak bir araçla veya köy servisleriyle ulaşım sağlanabilir.
|
 |
|
Hamamlı (Dolishane) Manastırı
|
|
Hamamlı (Dolishane) Manastırı, manastırın kitabelerine göre, zamanın İberya
Kralı Sumbath (945-958) tarafından, mimar Gabriel'e yaptırılmıştır. Artvin il
merkezine bağlı Hamamlı Köyü'nde bulunmaktadır ve Artvin il merkezine 32 km.
uzaklıktadır. 14.yüzyıla kadar manastır işlevini sürdüren yapı, 16.yüzyılda Osmanlılar'ın
Artvin ve çevresini ele geçirmesiyle cami haline dönüştürülmüştür. 1958 yılında
kısmen onarılmıştır ve şu anda Köyün camisi olarak halen işlevini
sürdürmektedir. Cami, eskiden bir manastır olduğundan dolayı caminin ismi "Kilise
Camii"dir. Manastırın güneye bakan tarafında bulunan işlemeli güneş saati günümüze kadar
ulaşabilmeyi başarmış ve dönemin mimari anlayışını yansıtan etkileyici bir örnektir. |
 |
|
|
|
|
 |
|
Kaçkal Manastırı Alabalık Köyü |
|
Rahip Grigor Kanzda tarafından VIII. yy.'ın sonunda
Bagratlılar Döneminde kurulduğu o döneme ait yazılı
kaynaklardan anlaşılmaktadır. Yer yer tahrip olmasına rağmen
halen ayakta olan yapı, herhangi bir amaç için
kullanılmamaktadır. Alabalık Köyü'nün (Veranabağ) Dere
Mahallesi (Ahalt) sınırları içerisinde, meskun mahalden
uzak, oldukça meyilli arazi üzerinde yükselen kaya kütlesi
eteğine, mimari beceri ve zorlamalarla inşa edilen yapı,
sadece kiliseden ibarettir. |
 |
 |
 |
|
Cevizli Manastırı Cevizli Köyü |
|
Şavşat ilçesi Cevizli köyünde olup İlçe merkezine 14 km.
uzaklıktadır. Yapı, 899-914 yılları arasında bölgeye hakim
olan Bagratlı Prenslerinden Aşot Koukhi döneminde
yaptırılmıştır. Kiliseye, Artvin'den veya Şavşat İlçesinden
araç kiralanarak veya Şavşat ilçesinden kalkan köy
servisleri ile ulaşım sağlanabilir.
|
 |
 |
 |
|
İbrikli Kilisesi İbrikli Köyü-Fındıklı Mahallesi |
|
Borçka ilçesine 20 km. mesafedeki İbrikli köyündedir.
Ortaçağ dönemi Bagratlı eserlerindendir. Kiliseye,
Artvin'den veya Borçka ilçesinden araç kiralanarak veya
Borçka ilçesinden kalkan köy servisleri ile ulaşım
sağlanabilir. |
 |
 |
 |
|
Artvin (Livana) Kalesi |
|
Ortaçağ'da yörede yaşayan Hıristiyan medeniyetince, yani Bagratlılar tarafından
X.yy.'da (M.Ö. 937 Bagratlar) kurulmuş olmalıdır.
Stratejik konumu itibariyle Osmanlılar zamanında temin edilerek
kullanılmıştır.
|
 |
 |
 |
|
Şavşat (Satlel) Kalesi |
|
Bagratid Krallığı kalelerine olan benzerliği de dikkate
alındığında kalenin, günümüze ulaşan şekliyle IX.yy.'da kurulmuş
olduğu söylenebilir. Bundan sonra bir zaman Atabeklerin; XVI.yy.'da Osmanlıların eline geçen kaleden, XVII. yy.'ın
ortasında bölgeyi dolaşan ünlü seyyahımız Evliya Çelebi "Ocaklık
olarak idare edilebilir. Şavşadistan içinde sarp bir yerdir." diye
bahsedilir.
|
 |
 |
|
 |
|
Ardanuç (Gevhernik) Kalesi |
|
Bu kale Ardanuç Adakale Köyü´nün hemen yakınında
bulunmaktadır. Hemen bu kalenin diğer bir isminin
"Gevhernik" olmasının
nedenini aşağıda
açıklayalım. Bu kalenin
çevresinde gümüş madenleri
olduğundan,bu kale maden ve
cevher anlamına gelen "Gevheri Nik" kalesi ismiyle
de anılmaktadır. |
|
5.yüzyılda yapıldığı tahmin
edilen bu kale Gürcü
krallarına ve Çıldır
atabeylerine başkentlik
yapmıştır. 1551 yılında
kaleyi Osmanlılar ele
geçirmiş ve 1562 yılında da
Kanuni Sultan Süleyman
tarafından onarılmıştır.
Hatta bu onarımı anlatan bir
kitabesi bile bulunmaktadır. Gevhernik Kalesi, dışkale-içkale
yapılaşmasının çevredeki tek
örneğidir. Kale günümüze
kadar çok hırpalanmıştır, dış
kale harap durumda olsa da
iç kale özelliğini hala
korumaktadır.Şu anda harap
durumda olan kale,
yetkililerin desteğini
beklemektedir. |
 |
|
Aşbişen Kalesi |
|
Yapım tarihi belirlenemeyen
ve şu anda Artvin´de bulunan
birçok kale gibi harap bir
vaziyette bulunan bu kale,
Yusufeli´nin 7km doğusundaki
Kınalıçam Köyü´ndedir. |
 |
|
Bilbilan Kalesi |
|
Yapım tarihi kesinlik
kazanamamış olan bu
kale,Şavşat´ın 8km doğusunda
Hanlı (Hantuşet) Köyü´nde
bulunmaktadır. Köyün
büyüklerinden duyduklarıma
göre,kale içinde bulunan
kilise yapısının (tahminen
şapel), köye uğursuzluk
getirdiği düşüncesiyle, kale
birkaç kez yıkılmaya
çalışılmıştır. Ancak hala
belli bölümleri günümüze
kadar gelebilmiştir.
|
|
Yine köyün büyüklerinden
duyduklarıma göre Milli
Mücadele döneminde köylüler
düşmandan korunmak için bu
kaleye sığınmışlardır. |
 |
|
Boselt Kalesi |
|
Kalenin
yapım
tarihi net belli olmamasına
rağmen kalenin Gürcü Kralı
I.Fransuva tarafından
kızının anısına yaptırıldığı
ve o zamanlar bölgenin
ŞARBİYET ŞEHRİ olarak bir
ticaret merkeziydi. Ayrıca
kaleyle bağlantılı gizli bir
yeraltı yolu var. Yolun
çıkışı yine yeraltındaki
dokuz odaya bağlanıyor.
Ayrıca büyük bir kilise
kalıntıları ve yerleşim
kalıntıları var. Ayrıca
dağın eteklerinden kaleye
gelen toprak borular var
bunların içinden süt
akıtıldığı söylenir.
Ayrıca kalenin uçurum
tarafında şarap mahzenleri
var.
|
 |
|
Ciha Kalesi |
|
Arhavi ilçesinin zirvesinde
kayalara oturtulmuş bu
kalenin Cenevizliler
döneminden kaldığı
söylenmektedir. Etrafındaki
ağaçlar o kadar sıktır ki
kaleye geçilebilmesine izin
vermemektedir. Yapıldığı
tarih kesinleştirilememiştir
ve günümüze kadar ancak sur
kalıntıları ulaşabilmiştir. |
 |
|
Dutlu Kalesi |
|
Dutlu Köyü´nün
doğusunda,Şavşat´ın 11km
güney batısında bulunan bu
kalenin yapım tarihi
kesinlik kazanamamıştır. |
 |
|
Dört Kilise Kalesi |
|
Yusufeli´nin Dört Kilise (Tekkale)
Köyü´nde bulunmaktadır,şu
anda harap bir haldedir ve
yapım tarihi
kesinleştirilememiştir. |
 |
|
Erkinis Kalesi
|
|
Yapım tarihi belirlenememiş
ve Yusufeli´nin 10km kuzey
doğusunda Demirkent (Erkinis)
Köyü´nde bulunmaktadır. Harap
bir durumdadır. |
 |
|
Ersis Kalesi
|
|
Yapım tarihi belirlenememiş
ve Yusufeli´nin 8km
güneyinde Kılıçkaya (Ersis)
Köyü´nde bulunmaktadır. |
 |
|
Ferhatlı (Kalmaklı) Kalesi |
|
Bu kale Ardanuç´un 5km
batısında Ferhatlı (Ahıza) Köyü´nde
bulunmaktadır ve Ferhat ile
Şirin´in efsanesinin geçtiği
söylenmektedir. Şu sıralar
kaleye Ardanuçlu define
arayıcıları tarafından zarar
verilmiştir. Yapım tarihi kesin
olmamakla birlikte bugüne kadar
hiçbir kez onarım görmemiştir. |
|
Köylüler Ferhat ile Şirin´in
efsanesini anlatırken köyün
isminin de bu efsaneden
geldiğini vurgulamışlardır. |
|
Ferhatla Şirin´in
buluştuğunun söylendiği bu
kale şu anda terk edilmiş,
kendi haline bırakılmış bir
vaziyette. |
 |
|
Kolarçet Kalesi |
|
10. yüzyılda yapıldığı
tahmin edilen Kolarçet
Kalesi, Ardanuç´un 8km
güneybatısında Bereket (Kılarçet)
Köyü´nde bulunmaktadır. |
 |
|
Kuvarshan Kalesi
|
|
Yapım tarihi kesinlik
kazanamayan Kuvarshan Kalesi
Artvin´in 6 km kuzeyinde
Bakırköy bölgesinde
bulunmaktadır. |
 |
|
Nihah (Yokuşlu) Kalesi |
|
Yapım tarihi bilinmeyen
Nihah Kalesi, Yusufeli´nin
15km güneybatısında bulunan
Yokuşlu (Nihah) Köyü´nde
bulunmaktadır.Şu anda harap
durumdadır. |
|
|
|
Oşnak Kalesi |
|
Yapım tarihi bilinmeyen
Oşnak Kalesi, Yusufeli´nin
12km güneybatısında Oşnak (Köprügören)
Köyü´ndedir. Harap bir
durumdadır. |
 |
|
Parih Kalesi |
|
10.yüzyıl ortalarında Gürcü
Kraliçesi Tamara tarafından
yapılan Parih Kalesi,
Şavşat´ın Balıklı Köyü´nde
bulunmaktadır. Şavşat´ın 16km
güneybatısındadır. |
 |
|
Petoban Kalesi |
|
Ardanuç Aşağı Irmaklar
(Hisarlı) Köyü´nde ve
Ardanuç´un 13km
kuzeydoğusunda bulunan
Petoban Kalesi'nin yapım
tarihi henüz kesinlik
kazanamamıştır. |
 |
|
Petrik İsman Kalesi |
|
Yapım tarihi kesinlik
kazanamayan Petrik İsman
Kalesi, Ardanuç'un Kutlu
Köyü'nün Bağlar Mahallesi
sınırları içerisindedir. |
 |
|
Tukharis Kalesi |
|
Yapım tarihi belirlenemeyen
Tukharis Kalesi, Şavşat´ın
6km batısındaki Kayadibi
Köyü´nün arkasında bulunan
tepe üzerine moloz taşlar
kullanılarak yapılmıştır.Şu
anda harap bir durumda
bulunmaktadır. |
|
|
|
Ustamış Kalesi
|
|
Şavşat´ın Ustamış (Eskikale)
Köyü´nde bulunan bu kale
Şavşat´ın 12km güneyinde
bulunmaktadır.Yapılış tarihi
belirlenememiştir. |
 |
|
Yukarı Hod Kalesi |
|
Yapım tarihi kesinlik
kazanamayan Yukarı Hod (Hot)
Kalesi, Artvin´in 16km
güneydoğusunda Yukarı Maden
Köyü´ndedir. |
 |
|
İşhan Kalesi
|
|
Bu kale Yusufeli´nin 11 km
doğusunda bulunmaktadır.Dağ
Yolu (İşhan) Köyü´nün
arkasında bulunan kayalık
arazi üzerine yapılmıştır.Şu
anda harap durumdadır. |
 |
|
Öğdem Kalesi
|
|
Yapım tarihi kesinlik
kazanamayan Öğdem
Kalesi,Yusufeli´nin 10km
kuzeyinde Öğdem Köyü´nde
bulunmaktadır.Şu anda harap
bir durumdadır. |
 |
|
Çarşı (Merkez) Cami |
|
Osmanlı'nın 16.yüzyılda
Artvin ve çevresini ele
geçirmesinden itibaren bölge
İslamlaşmaya başlamıştır.
İlk zamanlar kilise ve
manastırların bazıları
camiye çevrilerek kullanılsa
da,18.yüzyıldan itibaren
cami mimari geleneklerine
göre yeni camilerin yapımına
başlanmıştır.
|
|
Çarşı (Merkez) Camisi
1860-1861 (Hicri 1277/1278)
yılları arasında, Artvin'in
merkezinde, Artvin halkı
tarafından yaptırılmıştır.
Zamanla eskiyen, hasar gören
ve kullanılamaz hale gelen
cami 1954 yılında
temellerine kadar yıkılarak
1957-1958 yılları arasında
bugünkü halini almıştır.
Ancak cami temellerine kadar
yıkılırken minareye, minbere
ve vaaz kürsüsüne
dokunulmamıştır. Dolayısıyla
şu anda caminin minaresi,
minberi ve vaaz ilk haliyle
(1865'ten) aynıdır.
|
 |
|
Çayağzı (Salihbey) Camii |
|
Çayağzı Camisi, Artvin
merkeze bağlı Çayağzı (Korzul)
Mahallesinde bulunmaktadır.
1792 (Hicri 1207) yılında Livane (Artvin) sancak
beylerinden biri olan Salih
Bey tarafından
yaptırılmıştır, bundan
dolayı camiye Salihbey
Camisi de denir. 1980'li
yıllarda onarılmıştır. |
 |
|
Demirkent Cami
|
|
Yusufeli ilçesine
bağlı Demirkent (Erkinis)
Köyünde bulunmaktadır.
Caminin kitabesinin
olmamasından dolayı,hangi
tarihte yapıldığı kesin
olarak bilinmemektedir.
Ancak,aslen bir kilise
olduğu, sonradan camiye
dönüştürüldüğü
anlaşılmaktadır. Cami, kare
planlı, kırma çatılı ve
ahşap tavanlıdır. Kuzeyinde
iki katlı son cemaat yeri ve
sonradan eklenen minaresi
bulunmaktadır. Dıştan
ölçüldüğünde 16,25x12,75m
ebatlarındadır. Minberi
ahşaptan yapılmıştır ve
bitki motifleriyle
süslendirilmiştir ancak bu
özellik mihrapta
bulunmamaktadır. 2 katlı
olan son cemaat yeri 7 ahşap
direk üzerine oturtulmuştur
ve 5 gözden oluşmaktadır.
Cepheleri taşla örülüdür ve
sıvalıdır. Hareme girişte
kullanılan kapı kanatları, mahvile
ait ahşap aksamı ve tavanda
bulunan göbek süsü yapının
önemli ilgi çekici
bölümleridir. |
 |
|
Erenköy Camisi |
|
Murgul'a
bağlı Erenköy Köyünde
bulunmaktadır. 1863 yılında
(Hicri 1280) ahşap olarak
yaptırılmıştır. Yöreye özgü
mimarisi ve süslemeleriyle
ilginç bir örnektir. |
 |
|
Esendal Camisi
|
|
Yusufeli ilçesinin Esendal
Köyünde bulunmaktadır. 1818
yılında (Hicri 1234)
Yusufeli (Kiskin)
beylerinden biri olan
Muhammed Bey tarafından
Muhammed Usta'ya
yaptırılmıştır. Ahşap
süslemeleri, mihrabı ve taş
işçiliği ilgi çekicidir. |
 |
|
Kemalpaşa Kilise Camii
|
|
Aslında Şavşat'ı Ruslar
işgal ettiği zamanda 1900
yılında kilise olarak
yaptırılmıştır. Başta Kilise
iken, 1924 yılında camiye
çevrilmiştir. Şavşat ilçesine bağlı
Yeniköy Mahallesinde
bulunmaktadır. Halk arasında
"Merkez Camisi" de
denilmektedir. Hala cami
olarak ibadete açıktır. |
 |
|
Muratlı Camii
|
|
Borçka'ya bağlı Muratlı
Köyünde
bulunmaktadır. Mahfile giriş
kapısının üzerindeki
kitabeye göre, 1846 yılında
(Hicri 1262) Ahmed Usta (Aslanoğlu)
tarafından
yaptırılmıştır. Muratlı
Camisinin minberi 1847
yılında, Uzun Hasan Zade
Hüseyin Alemdar
tarafından, kadınlar mahfili
de 1847 yılında Sağıroğlu
Hüseyin Ağa tarafından
yaptırılmıştır. Cami tümüyle
ahşaptır. Giriş kapısı ve
minberi ağaç oymalı çeşitli
motiflerden ve süslemelerden
oluşmaktadır. |
 |
|
Orta Hopa Camii
|
|
Orta Hopa Camisi'nin
kitabesi bulunmamaktadır.
19.yüzyılın ikinci yarısı
inşa edildiği bilinmektedir.
1994 yılında küçük çapta bir
onarım geçirmiştir. Tavan
döşemeleri ve kubbesi
zamanın cami mimari
anlayışını yansıtmaktadır. |
 |
|
Ortacalar (Merkez) Camii
|
|
Arhavi ilçesine
bağlı Ortacalar Köyünde
bulunmaktadır. 1757 yılında
(Hicri 1170) yapılmıştır.
Caminin minber ve tavan
süslemeleri dikkat
çekmektedir. |
 |
|
Oruçlu Köyü Camisi
|
|
Artvin'in merkezine bağlı
Oruçlu Köyü'nün camisi 1909
yılında yapılmış olup,
tarihi nitelik taşımaktadır. |
 |
|
İskender Paşa Camii
|
|
İskender Paşa Camisi, belki
de Artvin'de yapılan ilk
camidir. Bu nedenle çok
önemli bir camidir. Cami
3.Halife Hz.Osman
döneminde,7.yüzyılda
Müslüman Araplar tarafından
yapılmıştır. 1551 yılında
Ardanuç Kalesi'ni fetheden
Erzurum Beylerbeyi Çerkez
İskender Paşa tarafından
onarılmıştır; çünkü Cami Akkoyunlular'dan sonra
kullanılmaz hale gelmişti.
Bu onarımdan sonra cami 1553
yılında ibadete açılmıştır.
Çerkez İskender Paşa, caminin
sürekliliğini koruyabilmesi
için, mahallinde yaptırdığı
gelir getiren bazı ticari
eserleri camiye
bağışlamıştır. 18.yüzyılda
camiye sürekli yardımda
bulunan Hasan Efendi
tarafından onarılmıştır.
Caminin batısında, Osmanlı
zamanında inşa edilen 3 tane
türbe bulunmaktadır. Bu
türbede gömülü kişilerin Ahıska Çıldır Beylik
ailesinden kişilerin olduğu
tahmin edilmektedir. Caminin
dışa yansımayan 4 ahşap
direk üzerine oturtulmuş
kubbesi ise oldukça
ilginçtir. |
 |
|
Zeytinlik (Sirya) Camii
|
|
Zeytinlik Camisi, Artvin
merkeze bağlı Zeytinlik
Köyünde bulunmaktadır.
Caminin kitabesine göre 1857
yılında (Hicri 1272), Saliha
Hanım tarafından
yaptırılmıştır. Eskiden
minare olarak caminin kuzeye
bakan tarafında bulunan
çınar ağacı kullanılırmış;
fakat çınar rüzgarla
yıkılmıştır. Çınarın
yıkılışının
ardından, günümüzden yaklaşık
21 yıl önce, caminin
kuzeydoğu köşesine minaresi
yapılmıştır. Bugüne kadar
ciddi bir onarım görmeyen
cami, hala dimdik ayaktadır
ve özgünlüğünü korumaktadır.
Caminin kapı formu ve ağaç
süslemeleri, caminin büyük
özenle yapıldığını
göstermektedir.
|
 |